Yaşar hocanın kendi blogunda 28 Ekim Perşembe yazdığı yazıyı gördükten sonra bende kendimce birşeyler paylaşmak istedim ( http://myozden.blogspot.com/ ). Şu sıralarda aslında bir alanın geleceği çiziliyor. Pek çok kişi belki bu durumun farkında değil ama ne mezunlar durumdan memnun, ne alandaki uzmanlar. Peki bu memnuniyetsizlik sadece bir kelime oyunu ile çözülür mü yoksa köklü değişiklikler mi gerekiyor? Evet sorun BÖTE (Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi). Bu alan nereden geldi, nereye gidiyor? Gelecekte bu alanı dahada kuvvetli hale getirmek için alan uzmanları ne düşünüyor?
BÖTE’ler bir ihtiyaçtan doğmuştur ve Bilgisayar Öğretmenliği ve Öğretim Tekonolojilerinin harmanlaması ile bu isim verilmiştir. Burada bence vurgu Türkiye’nin Bilgisayar Öğretmenlerine ve Öğretim Teknologlarına olan ihtiaçlarıdır.
Bugün alanın isimlendirilmesinde kullanılan BÖTE üzerinde bazı tartışmalar mevcuttur. Bu alan ismindeki “Öğretim Teknologluğu” ile ilgili bir tartıma söz konusu olmasa da BÖTE’deki bilgisayar öğretmenliği gereksiz görülmeye başlanmıştır. Farklı görüşlerin olması aslında alanın gelişimi açısından bence büyük bir olanaktır. Bu konular üzerinde tartışmalar alanın daha da sağlam temeller üzerine oturmasına olanak sağlacaktır.
Bu tartışmaların başlamasında en büyük nedeni kanaatimce yeni müfredatta pasivize edilmiş, içi boşaltılmış bilgisayar dersleridir. Bu nedenle kritik bir süreçteyiz, içi boşaltılmış bu düen ne kadar daha devam eder bilemiyorum ama ben hala daha alanımızın önünde büyük olanaklar olduğunu biliyor ve düşünüyorum.
Açıkçası ben lisansını alan dışında bitirmiş biri olarak BÖTE’ye ilk geldiğimde ne yapacağımı ileride nasıl bir alanda çalışacağımı tam olarak bilmiyordum fakat graduate dersleri sırasında bizim bölümü ilişkili olduğu pek çok farklı alanı görünce çok mutlu olmuştum. Instructional Design, Performance Technology, Distance Education, Knowledge management vs vs.
Şimdi bölümümüzü sadece bilgisayar öğretmenliği yada öğretim teknoloğu olarak sınırlamak hiç mantıklı gelmiyor. Kaldı ki bu yazınızdaki gibi uzaktan eğitim türkiye’de bu derecede patlama yapmışken bu konuda iş yapmak isteyen her kurum yada organizasyon bizlerden destek almak durumunda kalacak. Bu noktada bence en önemli şey mezunlarımızı yada mezun adaylarımızı bilinçlendirmek. Çünkü, mezun olan ve olacak öğrencilerimizin kendilerini bilgisayar öğreten teknik eleman olarak isimlendirmesine de çok üzülüyorum açıkçası. Lisans seviyesinde iken neler yapabileceklerini, ne tür kabiliyetler ve bilgiler ile mezun olduklarını ve önlerinde boşluğu görememelerine üzülüyorum.
Bu konu üzerine daha söylenecek çok söz var bakalım zaman bize ne gösterecek...
28 Ekim 2010 Perşembe
21 Ekim 2010 Perşembe
Cloud Computing
Merhabalar, Bugün eğitimde kullanılabilirliği üzerine düşündüğüm bir teknoloji olan "Cloud Computing"den bahsedeceğim.
Aslında bu terimi nasıl Türkçeleştirildiğini tam olarak bilmiyorum ama birkaç kaynakta “Bulut Bilişimi” olarak isimlendirilmiş olduğunu gördüm. Peki nedir “Cloud Computing”?
Bence “CLOUD COMPUTING” bilişim teknolojilerinin geleceğini şekillendirecek olan ve önemli bir eşik yaratacak teknolojidir. Internet hayatımızın her alanına işlemeye başladıkça “CLOUD COMPUTING” in poülerliği ve kulanım alanları da artacaktır. Böylece sadece şirketlerin bilişim teknolojileri entegrasyonları dışında son kullanıcı olarak bizlerin de işlerini çok kolaylaştıracaktır.
“CLOUD COMPUTING” altyapı bağımsız bir sistemdir ve herhangi bir yazılım, sunucu, ağdan bağımsız bir şekilde hizmet alımını içerir. “CLOUD COMPUTING” de yapılacak işler “cloud” diye tabir ettiğimiz (genelde ineternet görsellerde bulut simgesi ile sembolize edilir.) bağlantılar, serverlar ve yazılımlar bütünü ile nasıl bir cihaz(iPhone, laptop vs.) üzerinden bağlandığınız farketmeksizin işlemler gerçekleştirilir. Böylece kendi bilgisayarının hızından bağımsız şekilde çok daha hızlı bilgisayarlardan servis hizmeti talep ederek işlem yapabilyorsunuz.
Bunu bir metafor üzerinden açıklamak gerekirse, bulunduğumuz şehrin su şebekesini düşünelim. Suyun nereden geldiği, hangi kaynakların şebeke suyunu beslemede kullanıldığı biz kullanıcılara standartlara uygun, kaliteli su hizmeti aldığı sürece önemli değildir. Eğer her ev sahibi su elde edebilmek için evinde, kendi suyu için, kendi kuyusunu kazsa nasıl olurdu düşündünüz mü? İşte bunun gibi o kuyuyu kazmak için he kullanıcı iş gücü ayıracak, makinalar aletler satın alacak, kuyuyu kazdıracak. Bununlada bitmiyor kaynaktaki suyun temizliği, bakımı, güvenliği ayrı bir sorun teşkil edecek. Ve belki de en önemlisi sadece o kaynaktaki su kadar su ile yetinmek zorunda kalacak. Oysa şehir şebekesinden su kullanan biri ise bütün bu maliyetleri üzerinden attığı gibi özel hiçbir cihaza, makinaya sahip olmadan sadece musluğunu açarak Şehir şebekesinin sahip olduğu devasa kaynaklardan beslenebilecek.
Bu yeni mantigin bize getirileri olarak ;
• Maliyet
• Kullanim kolayligi
• Güvenlik
• Ölçeklenebilirlik
• Sürdürülebilirlik
Konularindan bahsedebiliriz.
Maliyet: Yazilim toollarina sahip olmak yerine ihtiyacimiz kadar kullanarak maliyet optimize edilmis oluyor.
Kullanim Kolayligi: Yazilim toollarini Kur, Konfigure Et, Tasi gibi sorunlar ortadan kalkmis oluyor.
Güvenlik: Virüsler veya diger zararlilar konusunda siz degil Isletim sistemini saglayan firma sorumlu oluyor.
Ölçeklenebilirlik: Gelistirilen yazilimin ne kadar kullanildigi vb.
Sürdürülebilirlik: isletim sisteminizin her zaman çalisacaginizi isletim sisteminizin servisini satin aldiginiz firma garantileyecek.
“CLOUD COMPUTING” ye son kullanıcı açısından en popüler örnek heralde Google Docs servisidir. Aslında bu yapıyı en iyi “Software as a Service” diyerek tanımlamak yanlış olmaz. Burada web tabanlı depolama alanınızdaki dokümanlarınızı, hiçbir kurulum yapmaya gerek kalmadan browser üzerinden görüntüleyebiliyor, paylaşabiliyor, işleyebiliyor ve kaydedebiliyorsunuz.
Aslında bu terimi nasıl Türkçeleştirildiğini tam olarak bilmiyorum ama birkaç kaynakta “Bulut Bilişimi” olarak isimlendirilmiş olduğunu gördüm. Peki nedir “Cloud Computing”?
Bence “CLOUD COMPUTING” bilişim teknolojilerinin geleceğini şekillendirecek olan ve önemli bir eşik yaratacak teknolojidir. Internet hayatımızın her alanına işlemeye başladıkça “CLOUD COMPUTING” in poülerliği ve kulanım alanları da artacaktır. Böylece sadece şirketlerin bilişim teknolojileri entegrasyonları dışında son kullanıcı olarak bizlerin de işlerini çok kolaylaştıracaktır.
“CLOUD COMPUTING” altyapı bağımsız bir sistemdir ve herhangi bir yazılım, sunucu, ağdan bağımsız bir şekilde hizmet alımını içerir. “CLOUD COMPUTING” de yapılacak işler “cloud” diye tabir ettiğimiz (genelde ineternet görsellerde bulut simgesi ile sembolize edilir.) bağlantılar, serverlar ve yazılımlar bütünü ile nasıl bir cihaz(iPhone, laptop vs.) üzerinden bağlandığınız farketmeksizin işlemler gerçekleştirilir. Böylece kendi bilgisayarının hızından bağımsız şekilde çok daha hızlı bilgisayarlardan servis hizmeti talep ederek işlem yapabilyorsunuz.
Bunu bir metafor üzerinden açıklamak gerekirse, bulunduğumuz şehrin su şebekesini düşünelim. Suyun nereden geldiği, hangi kaynakların şebeke suyunu beslemede kullanıldığı biz kullanıcılara standartlara uygun, kaliteli su hizmeti aldığı sürece önemli değildir. Eğer her ev sahibi su elde edebilmek için evinde, kendi suyu için, kendi kuyusunu kazsa nasıl olurdu düşündünüz mü? İşte bunun gibi o kuyuyu kazmak için he kullanıcı iş gücü ayıracak, makinalar aletler satın alacak, kuyuyu kazdıracak. Bununlada bitmiyor kaynaktaki suyun temizliği, bakımı, güvenliği ayrı bir sorun teşkil edecek. Ve belki de en önemlisi sadece o kaynaktaki su kadar su ile yetinmek zorunda kalacak. Oysa şehir şebekesinden su kullanan biri ise bütün bu maliyetleri üzerinden attığı gibi özel hiçbir cihaza, makinaya sahip olmadan sadece musluğunu açarak Şehir şebekesinin sahip olduğu devasa kaynaklardan beslenebilecek.
Bu yeni mantigin bize getirileri olarak ;
• Maliyet
• Kullanim kolayligi
• Güvenlik
• Ölçeklenebilirlik
• Sürdürülebilirlik
Konularindan bahsedebiliriz.
Maliyet: Yazilim toollarina sahip olmak yerine ihtiyacimiz kadar kullanarak maliyet optimize edilmis oluyor.
Kullanim Kolayligi: Yazilim toollarini Kur, Konfigure Et, Tasi gibi sorunlar ortadan kalkmis oluyor.
Güvenlik: Virüsler veya diger zararlilar konusunda siz degil Isletim sistemini saglayan firma sorumlu oluyor.
Ölçeklenebilirlik: Gelistirilen yazilimin ne kadar kullanildigi vb.
Sürdürülebilirlik: isletim sisteminizin her zaman çalisacaginizi isletim sisteminizin servisini satin aldiginiz firma garantileyecek.
“CLOUD COMPUTING” ye son kullanıcı açısından en popüler örnek heralde Google Docs servisidir. Aslında bu yapıyı en iyi “Software as a Service” diyerek tanımlamak yanlış olmaz. Burada web tabanlı depolama alanınızdaki dokümanlarınızı, hiçbir kurulum yapmaya gerek kalmadan browser üzerinden görüntüleyebiliyor, paylaşabiliyor, işleyebiliyor ve kaydedebiliyorsunuz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)